Tekrar aşık olmak ve yeni bir birlikteliğe adım atmak gelir akla…Yapılan hataları geride bırakıp, yaşantıyı değiştirmeye çalışmak ve yenilenmek belki de. Benim kastettim yeni başlangıç bu. Kendimi ve hayatımı sorgulamaya başladığımdan beri yaptığım bir şey bu. Kendi doğamdan gelen bir davranış biçimi ve yaşadığım koşullardan beslenen ben. Yaşadığım ortamdan çıkıp ailemin öteki yarısını geçirmeye gittiğimde, bölünmüşlük, bir yerden kopamama, koptuktan sonra da gittiğim yerde kalma isteği, kaldıktan sonra da geri dönme isteği ve döndükten sonra da geldiğim yeri özleme alışkanlığı beni bu hale getiren etmenler…Tam bir yere alışmışken oradan ayrılma zorunluluğu – dolaysıyla da birazcık her iki yere de ait olma, birazcık da nereye ait olduğunu bilememe. Hatta bu durumlardan sonra ortaya çıkan ‘iki’ kişi olma. Burada biri, orada başka biri. İki hayat. İki ben.
Ver orayı bırakırken, diğer yere ‘yeni’ biri olarak gelme. Buradaki arkadaşım bana geri kavuştuğunda, ‘yine bu kopmuş, yine başka alemlerin insanı olmuş’ derdi. Ben artık onun arkadaşı değil, bir başkasıydım. Tekrar o döngüye girene dek….Gitgide hoşnut olmaya başlamıştım oysaki yeni başlangıçlara. Zengindim. İki hayatı birden yaşıyordum. İki beni de. Kültürler arası, sehirler arası, ülkeler arası ve dünyalar arası. Biri gerçek dünya, biri de benim dünyam..
Oradan oraya gidemediğimden beri fark ettim ki ben ben değilim. Gidemiyorum, yenilenemiyorum ve her şey aynı. Ben oldum tek. Tek ve hep aynı ben. Monoton. Yalnız. Kendinden çıkıp geri gelemeyen, kendine dönemeyen ve kendinden kaçamayan. Kaldım mı ortada??!! Hiçbirşey yapamadan?? !!Bekledim ama neyi bilmeden. Bekleyiş bekleyişi getirdi. Dondum sanki ve öldüm sanki. Yeniden dirilmek istedim. Ama bir türlü yapamadım – çünkü yalnızdım. Sadece ben. Ve öteki ben beni yalnız bıraktı. Ötekine gidemeyen, ondan geri dönemeyen ben yavaş yavaş nefes alamadı. Kendine başka kaynaklar aradı ama bulamadı ve öyle geçti seneler….Ve ayıldı! Ötekiyle kendini henüz buluşturamadı ama en azından her şeyin farkında ve artık yalnız değil. Ama birlikte de değil. ..
Ayıldı, görmeye başladı, çabaladı ama kat edeceği çok yol var. Yolun başında ama hiç önemli değil ‘yeniden başlamak’ değil mi ki amaç? O yüzden her zaman yolun başı, her zaman yenilikler, değişiklikler... Yeter ki kaybolmasın bir daha. Arasın bulsun kendini ve kavuştuğunda da hiç bırakmasın onu. Çünkü onu çok seviyor, çünkü o o, çünkü o onsuz yaşayamıyor, onsuz nefes alamıyor. Ve yaşamanın hiç anlamı olmuyor. Oysaki yaşamayı çok seviyor!!!
Yeniden başlamak.
Zamanı geldi artık. Hiç bir şey için geç değil – yeter ki iste. Yeter ki çabala, yeter ki döngüyü değiştirebileceğini hisset. Ve inan. Çünkü ancak o zaman düştüğün gibi, kaybolduğun gibi – tekrar ayağa kalkarsın ve tekrar yolunu bulursun…
Yolun açık olsun…
Ver orayı bırakırken, diğer yere ‘yeni’ biri olarak gelme. Buradaki arkadaşım bana geri kavuştuğunda, ‘yine bu kopmuş, yine başka alemlerin insanı olmuş’ derdi. Ben artık onun arkadaşı değil, bir başkasıydım. Tekrar o döngüye girene dek….Gitgide hoşnut olmaya başlamıştım oysaki yeni başlangıçlara. Zengindim. İki hayatı birden yaşıyordum. İki beni de. Kültürler arası, sehirler arası, ülkeler arası ve dünyalar arası. Biri gerçek dünya, biri de benim dünyam..
Oradan oraya gidemediğimden beri fark ettim ki ben ben değilim. Gidemiyorum, yenilenemiyorum ve her şey aynı. Ben oldum tek. Tek ve hep aynı ben. Monoton. Yalnız. Kendinden çıkıp geri gelemeyen, kendine dönemeyen ve kendinden kaçamayan. Kaldım mı ortada??!! Hiçbirşey yapamadan?? !!Bekledim ama neyi bilmeden. Bekleyiş bekleyişi getirdi. Dondum sanki ve öldüm sanki. Yeniden dirilmek istedim. Ama bir türlü yapamadım – çünkü yalnızdım. Sadece ben. Ve öteki ben beni yalnız bıraktı. Ötekine gidemeyen, ondan geri dönemeyen ben yavaş yavaş nefes alamadı. Kendine başka kaynaklar aradı ama bulamadı ve öyle geçti seneler….Ve ayıldı! Ötekiyle kendini henüz buluşturamadı ama en azından her şeyin farkında ve artık yalnız değil. Ama birlikte de değil. ..
Ayıldı, görmeye başladı, çabaladı ama kat edeceği çok yol var. Yolun başında ama hiç önemli değil ‘yeniden başlamak’ değil mi ki amaç? O yüzden her zaman yolun başı, her zaman yenilikler, değişiklikler... Yeter ki kaybolmasın bir daha. Arasın bulsun kendini ve kavuştuğunda da hiç bırakmasın onu. Çünkü onu çok seviyor, çünkü o o, çünkü o onsuz yaşayamıyor, onsuz nefes alamıyor. Ve yaşamanın hiç anlamı olmuyor. Oysaki yaşamayı çok seviyor!!!
Yeniden başlamak.
Zamanı geldi artık. Hiç bir şey için geç değil – yeter ki iste. Yeter ki çabala, yeter ki döngüyü değiştirebileceğini hisset. Ve inan. Çünkü ancak o zaman düştüğün gibi, kaybolduğun gibi – tekrar ayağa kalkarsın ve tekrar yolunu bulursun…
Yolun açık olsun…